°°71 YILLIK ESERATİN ADI"DOĞU TÜRKİSTAN"°°
Kulaklarım da Tebbet süresi yankılanıyor şimdi. Kurusun diyor Allah'ın ayeti zulüm yapan zalimlerin elleri kurusun! Hangi kötüye kalmış ki bu dünya, Bilin ki Allah herşeyi gören ve işitendir.
**
1949 yılından bu yana Doğu Türkistan, Çin'in zulmü altında, dile kolay tam 71 yıl. Bu olayların perde arkası ne peki? Esas gerçek nedir? Çin eşitlik ve özgürlük adı altında insanları zehirliyor. Nasıl mı? Gençlerimizin önce aklını karıştırıyorlar çeşitli sorularla Allah'a olan inançlarını şüpheye sokuyorlar, daha sonra verdiği kitaplar iyice beyinlerini yıkıyorlar. Saatlerce islamiyeti ve diğer tüm dinleri kötüleyen konuşmaları dinletiyorlar. Sadece İslamiyet değil bütün dinlere cephe almış bir örgüt bunlar.
Ailelerinden, inançlarından koparıp alıyorlar gencecik bedenleri yeriye koskoca bir enkaz bırakmak için harekete geçiyorlar. Evlerine baskın yaparak aile fertlerini ölsesiye dövüp işgence ediyorlar, hatta bu olayı yaşayan biri şu cümleleri kuruyor" Canım öyle yandı ki annem ve babamı kendim öldürmek istedim. Onların ellerinde can vereceğine ben son vermek istedim" ailenin her üyesini farklı kamp alanlarına götürüyorlar. Bir daha birbirlerini görmemeleri için. Işık almayan daracık hücrelere konuluyor ve binbir çeşit işgence ediliyor. Elektrikli sandalyeler, zorla domuz eti yedirmeler, güneşin altinda saatlerce bekletip su vermemeler, daha neler neler...
Bu kamp alanlarındaki zulümler ortaya çıkmaya başlayınca hemen bir kılıf buldular. Eğitim kampı dediler! Birleşmiş Milletler'e (BM) göre 1 milyon civarında Müslüman Uygur Türkü Çin'in 'eğitim merkezi' olarak dünyaya lanse ettiği toplama kamplarında tutuluyor. Bu yalana inanmayınca da
Çin'in değişik yerlerinde gerçekleşen saldırıların ardından, bu eylemlerden Uygurları sorumlu tutan Çin, 2014 yılından itibaren 'teröre karşı halk mücadelesi' adı altında yeni bir süreç başlattı. Başlarına gelen herşeyi Türkistan'dan deyip yaptıkları şeyleri meşrulaştırdılar. Ancak Uygurlara yönelik kültürel ve dini kısıtlama ve baskılar 2009 yılından itibaren giderek hız kazandı. Özgürlük savaşı veriyoruz dediler ama halka birçok dayatma verdiler hem de zorla! uymayanların da vay haline. Erkeklerin sakal bırakması ve kadınların uzun kıyafet giymesi kısıtlanırken halkın düğünlerde alkol kullanmaya zorlanması da bu uygulamalardan bazıları. Dinlerinde yasak olan herşeyi yaptırmaya başladılar.Çin'in Doğu Türkistanlıları tuttuğu ve ülkeden kaçan Uygurların ifadesiyle işkence gördükleri kampların sayısı net olarak bilinmiyor bile. Yüz binlerce insanın eziyet gördüğü bu kampta kaçmak imkansiz. Duvarlar elektrikli tel örgüler ile örülü. Kızları zorla Çinli erkeklerle evlendiriyorlar. Anlatmakla bitmeyen tam 71 yıl ve hâlâ devam ediyor. İnsanımızı uyandıralim bilinçlendirelim bir farkındalık yaratalım. Onlara ses olalım bir şekilde onların yanında olduğumuzu göstermeliyiz. Yankı olmak için bu yazıyı gönderebildiğiniz kadar gönderin. Herkes birbirinden sorumludur. yazımı Zuhruf suresinin 74 ile 77 ayetlerini yazarak son veriyorum. "Şüphesiz o mücrimler cehennem azabında devamlı kalacaklardır. Onların azapları hafifletilmeyecektir. Onlar azap içinde ümitsizdirler. Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendileri zalim idiler. (Görevli meleğe şöyle seslenirler:) “Ey Malik! Rabbin bizim işimizi bitirsin.” O da, “Siz hep böyle burada kalacaksınız” der.“ Zalimler için yaşasın cehennem!!
Sende doğu Türkistan'ın sesi ol!
YanıtlaSilhttps://youtu.be/LezI3ESn_J0
YanıtlaSilBu da okuyanlara gelsin...